Araba Almak

Araba Almak: Malınla ve Paranla Rezil Olmanın Diğer Yolu

Araba almak son günlerde tam bir muammaya dönüştü. Arabamı değiştirirken yaşadıklarımı bu yazımda anlatacağım. Araba almak, satmak veya değiştirmek isteyenlerin muhakkak okumasını öneriyorum. Arabamı değiştirmeye karar verdikten sonra yaşadıklarımı şöyle bir düşünüyorum da bu süreci yine de iyi atlatmışım.

Yazının bu kısmını değiştirdim. Yazıyı ilk yazdığımda marka ismi vermiştim ama sonrasında yazıdan çıkarma kararı aldım çünkü yaşadığım problemlerin sebebi markalar değil zihniyeti bozuk insanlardı.

2016 model, 65.000 km de, gri renkli, kaza, boya, hasar veya hiçbir kusuru olmayan arabamı satıp yerine yarı elektrikli bir araba almaya karar vermiştim. Yaptığım araştırmalarla kendimi iyice ikna edip sıfır araba almak için bayiye gittim ve macera başladı.

Arama Almak – Araba Alırken Kriterlerim

Araba alırken dikkat ettiğim bazı temel kriterler vardır. Bunlar güvenlik, yakıt tüketimi, konfor, teknolojik yenilik, ikinci elde rahat satılabilmesi, bakım masraflarının ekonomik olması, yaygın servis ağı ve arabanın fiyatı.

Bu kriterlere nasıl baktığımı kısaca anlatmak istiyorum.

  1. Güvenlik: Arabanın içinde canımı taşıyorum ve arabanın trafikte olduğu her an için kaza riski söz konusudur. Hem arabanın içindeki sürücü ve yolcular açısından hem de arabanın dışındaki yaya ve diğer araçlar açısından güvenlik donanımı ilk sıramdadır. Fren mesafesi, hava yastıkları, çarpışma testi sonuçlarını. Araba alırken bu detaylara çok dikkat ederim.
  2. Yakıt Tüketimi: Ülkemizde akaryakıt gerçekten çok pahalı. Tercih edeceğim arabanın yakıt tüketimini dikkate almak zorundayım. Gelecekte akaryakıt yerine elektrikli araçların kullanılacağı bariz şekilde görünüyor. Son arabamda yarı elektrikli bir motor tercih ettim. Tam elektrikli araçlar için yinede çok erken.
  3. Konfor: Hem şehir içinde hemde şehir dışında rahatlıkla kullanabileceğim, direksiyonu yumuşak, kliması iyi çalışan, arka koltuk diz ve baş mesafesi yeterli olan, geniş bagaj hacmine sahip bir araba her zaman önceliğimdir.
  4. Teknolojik Yenilikler: Mesela kablosuz telefon şarjı, geri görüş kamerası, sesli komut sistemi, yağmur sensoru ve anahtarsız çalıştırma gibi özellikler benim tercihimi şahsen etkiledi.
  5. İkinci Elde Rahat Satılması: Arabanın aynı zamanda yatırım olduğunu düşünürsek kolaylıkla satılabilmesi önemli bir kriterdir. Geçmişte böyle bir deneyim yaşadım. Piyasa fiyatının çok altında fiyat vermeme rağmen bir yıl boyunca satılmayan bir arabam olmuştu. Arabayı sattığımda derin bir ohhh çekmiştim. Bir daha bu hatayı yapmamak için elimden geleni yaptım. İkinci elde talep gören arabalar nelerdir diye sorarsanız bu sorunun cevabı çok açık. Araba markalarının ülkemizdeki yıllık satış adetlerine bakmanız yeterli olacaktır.
  6. Bakım Masrafları: Rutin kilometre bakımlarında çok büyük masraflar çıkıp çıkmaması önemli bir detaydır. Çok zenginseniz ve bu masraflar sizin için önemli değilse görmezden gelebilirsiniz.
  7. Yaygın Servis Ağı: Yaşadığınız şehirde ve şehir dışına çıkmanız durumunda başınıza gelebilecek herhangi bir sorunda arabanızın yetkili servisi olmalı. Bir sorun yaşamanız durumunda arabanız yüzlerce kilometre çekici üzerinde gelip gitmemeli. Küçük ve basit bir parça yada en ufak bir işlem için günlerce beklememeli.
  8. Arabanın Fiyatı: Bu kriterleri sağlayıp bütçeme uygun olmalı.
  9. Bunların Dışında: Kişisel olarak farklı beklentileriniz olabilir. Mesela üstü açılan tavan, farklı bir çelik jant veya lastik boyutu gibi. Bunlar genellikle opsiyonel olarak zaten sunuluyor. Paranız varsa ekletebilirsiniz. Arabanın rengine gelince şahsen açık metalik renkleri tercih ediyorum. Bu konu bence kişisel bakış açısıdır.

Şahsen araba alırken benim kriterlerim bunlar. Herkesin kendi tercihlerine göre kriterleri elbette vardır ve herkesin doğrusu kendisi içindir. İki kapılı ve üstü açık bir arabayı tercih edenlerin kendi doğruları vardır ve benim eleştiri hakkım olamaz veya klasik araba severlere bir şey söyleyemem.     

Sıfır Araba Bayisinden Araba Almak

Bayiye gittiğimde istediğim donanımda aracın ellerinde olmadığını ancak bir ay sonra geleceğini söylediler. Detaylarda anlaştıktan sonra küçük bir ön ödeme yaptım, kalan bakiye için arabamı satmam gerekiyordu ve yaklaşık olarak yirmi gün kadar sürem vardı.  Takas için fiyat teklifi almak istedim ve satış temsilcisi beni ikinci elden sorumlu olan personelin yanına götürdü. Buraya kadar gayet güzel ağırlandım, iletişim, ilgi ve alaka en üst seviyedeydi. Macera bundan sonra başladı zaten.

İkinci elden sorumlu olan personelin tavırlarını anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Sanki sanayide tornacıda çalışıyoruz, adam benim ustam bende onun işten kaytaran çırağıyım. Adam yayılmış oturuyor ben ayakta dikiliyorum. Adam camdan dışarı bakıp arabama baktı, kafasını sağa sola sallayıp “piyasa çok kötü, araba satışları çok durgun” diye söze başladı. Sonra beraber dışarı çıktık. Arabanın boyasını kontrol etti. Kaputu açıp motora baktı, kapıları açıp kapattı, kilometresine baktı. Araba temiz ama satışlar çok yavaş diye söze devam etti.

Arabamın takasa girmemiz durumundaki fiyatını bir türlü söyleyemedi. Ben zaten internet sitelerine bakıp aşağı yukarı bir tahminde bulunabiliyordum ama takasta ne kadar edeceğini öğrenmek istedim. Piyasa fiyatının altında bir fiyat vereceğini tahmin ediyordum. Sonunda adamın ağzından fiyat çıktı. Beklentim zaten piyasasının %10 – %15 altıydı ama adam bana yaklaşık olarak piyasasının %30 altında fiyat verdi. Bu fiyatında arabanın ikinci el satış fiyatı olduğunu, kesinlikle daha üzerinde bir fiyata satılamayacağını, kendilerinden sıfır araba alacağım için bu fiyatı verdiklerini yoksa bu paralara asla almayacaklarını söyledi. “Bizde herşey şeffaf, açık ve net” diye vurgulamayı da ihmal etmedi. Bence fiyat çok düşüktü ve oradan ayrıldım.

Eskiden tanıdığım oto tamircisi olan bir arkadaşım var. Bayiden çıkıp oto tamircisi arkadaşımın yanına gittim. Durumu kendisine izah ettim, arabamın değeri hakkında bilgi rica ettim. Bayinin ikici el yetkilisinin baktığı gibi arabama baktı ve bana tahmin ettiğim rakmın biraz üzerinde bir fiyat verdi. İkinci el araba piyasasının durgun olduğunu ve hızlı satmak istersem piyasanın biraz altında bir fiyata hemen satabileceğimi söyledi. Birkaç yere telefon ettikten sonra arabamı piyasanın %20 altına, ikinci el araba alım satımı yapan bir galericinin hemen alabileceğini söyledi. Son olarak da internetten ilan verip bu rakamında üzerinde satabileceğimi söyledi.

Araba Almak İnternet İlanları

İnternette malum ikinci el oto sitelerine arabamın ilanını koydum. Fiyat olarak tamirci arkadaşımın verdiği fiyatı yazdım ve telefonlarım çalmaya başladı. Macerada asıl bundan sonra başladı. Kaç kişiyle görüştüm, kaç kişi aradı, kaç kişi telefonda ne pazarlıklar yaptı anlatamam. Tam bir kaos hakimdi. Saat sınırı, görgü kuralı, konuşma adabı derseniz zaten yok.

Birde ilanı yayınladığım internet sitelerinden sürekli mesaj gelmeye başladı. Abanızı hemen alıyoruz, ödemeyi hemen yapıyoruz, kendi ekspertiz noktalarımızda kontrol ediyoruz, değerinde alıyoruz. Hemen randevu oluşturalım gelin biz alalım gibi mesajlar gelmeye başladı.

Telefon Pazarlıkları

Telefonda pazarlık etmeye çalışanların söylediklerine inanamazsınız. Benzeri arabalara verilen fiyatlara bakıyorum, tamirci arkadaşımın söylediğini fiyata bakıyorum ve piyasanın altında verdiğim fiyata bakıyorum ama garip garip teklifler alınca nerede hata yaptım diye düşünüyorum. İnsanlar öyle fiyatlar teklif ediyordu, öyle şeyler söylüyordu ki inanılmaz. Yarı fiyatını teklif eden bile oldu.

Yarı fiyatını teklif eden kişiden sonra artık sabrım tükenmeye başlamıştı. Şehir dışından arayan birisi telefonda pazarlık edip hemen gelip alacağını söyledi. Bende artık daha fazla uğraşmak istemediğim için tamam dedim. Telefonu kapatmak üzereyken adamın söylediği pazarlığı bitirdi. Eğer arabada kedi tırnağı kadar bile bir çizik olursa arabayı almayacağını ve tüm masrafını benden alıp geri döneceğini söyledi. Benim bildiğim kadarıyla ve ilanlara koyduğum resimlerde çizik falan yoktu. Görünen dışında zaten bir şey yok ama 2016 model arabanın illaki bir yerinde bir çizik bulunur. Adama aynen bunu söyledim ve sıfır araba almasını önerip konuyu kapattım.

Boya Takıntısı

İkinci el arabada boya takıntısı en çok bizim ülkemizde vardır herhalde. İşim gereği 13 ülke gezdim ve yurtdışında uzun zaman geçirdim. Araba konusunda bizim kültürümüz kesinlikle çok farklı. Eğer arabada boya varsa o arabanın değeri artık çöp hükmünde oluyor. Araba kaza yapabilir, tamir edilebilir yada keyfi olarak boyanabilir. Bu arabanın bundan sonra kullanılamaz olduğu anlamına gelmiyor. Geçmişte bende kaza yaptım, araba tamir ettirdim, değişen ve boyanan parçaları olan araba aldım. Benim için önemli olan arabanın mevcut durumudur. Zaten boyalı yada geçmişinde kaza yapan bir arabanın fiyatında değer kaybı oluyor ve bu değere göre alınıp satılıyor.

Boya takıntısı ülkemizde öyle bir seviyedeki haberlere bile konu oldu hatta bir haber spikeri bunu çok içten anlattı. Boya ve tamirat gayet olağan ve trafiğe çıkan tüm araçların bilerek aldığı bir risktir. Bunun için trafik sigortası ve kasko yapılıyor. Umarım bu risk hiç gerçekleşmez de bu sigorta süreçlerine hiçbirimiz girmeyiz. Sigorta süreçleri ayrı bir illettir zaten. Geçmişte yaşayıp bezmişliğimde vardır ayrıca.

Arabanızı Hemen Değerinde Alalım

Az önce bahsetmiştim. İkinci el ilan sitelerine ilanı koyduktan sonra arabanızı değerinde alıyoruz, ödemeyi hemen yapıyoruz, kendi ekspertiz noktalarımız var gibi mesajlar almaya başladım. Telefonla pazarlıktan yorulmuştum. Arabamı hızlıca satıp yeni araba için ödeme yapmam gerektiği için gelen mesajları açmaya başladım. Hemen hepsinin çalışma mantığı aynıydı. Abanın bilgilerini alıp size yaklaşık bir fiyat veriyorlar ve arabayı kontrol ettikten sonra anlaşırsanız ödeme yapıp birkaç saat içinde arabanızı satın alıyorlar. Teoride çok güzel bir uygulama ama uygulama bildiğiniz gibi değil.

Gelen mesajlara tıklayıp arabamın bilgilerini girdiğimde verilen fiyatların hiçbirini kabul etmedim. Son olarak gelen mesajlardan birini tıkladım ve arabama beklentime yakın bir fiyat verdiler. Daha fazla uğraşmamak için ve yeni arabanın ödeme zamanı yaklaştığı için bu fiyata razı oldum ve bir randevu oluşturdum. Randevuyu oluşturduktan sonra telefonla aradılar ve randevu tarihini saatini teyit etiler.

Ertesi gün randevu saatinde söyledikleri ekspertiz noktasına gittim. İşlemlerin yaklaşık olarak iki saat süreceğini en baştan söylediler ve gerçekten iki saat boyunca arabayı incelediler. Motoru, kaportası, lastikleri, elektronik aksamları v.s. aklınıza ne gelirse arabanın tamamını incelediler. Son olarak çalışanlardan biri bir tur atıp gelelim dedi ve birlikte test sürüşüne çıktık. Adama bir şeyler sordum ama adamın ağzından tek kelime çıkmadı. Test sürüşü bittikten sonra “bizim müşterilerle konuşmamız yasak” dedi. Biraz şaşırdım ama olabilir diye düşündüm.

Tüm testler ve kontroller yapıldıktan sonra yetkililerden biri beni ofise davet etti. Arabamda o kadar çok kusur ve hata saydı ki aklım almadı. Arabamda çok büyük tamir ve bakıma ihtiyaç olduğunu, acil olarak yapılmazsa çok daha büyük sorunlara sebep olacağını, kendileri alırsa bunları yaptıktan sonra satabileceklerini, arabanın elektronik aksamında hatta beyninde sorunlar olduğunu falan anlattı. Son olarak lastiklerin çok kötü durumda olduğunu söyleyince artık dayanamadım. Arabam 55.000 km yol yaptıktan sonra lastikleri değiştirmiştim. 10.000 km yol yapan lastik nasıl bu kadar kötü durumda olur dedim ve fiyat tekliflerini sordum. Bana piyasanın %25 altında bir fiyat teklif ettiler ve hemen orayı terk ettim.

Tekrar Oto Tamircisi

Arabamın fiyatını belirlemek için gittiğim oto tamircisi arkadaşımın yanına tekrar gidip durumu anlattım. Moralim çok bozuktu, arabam neredeyse çöp gibi hissetmeye başladım. Ben bu arabayı bu durumda satamam diye düşündüm çünkü alacak olan kişide bu riski almış olacak. Tamirci arkadaşıma detayları anlatmaya başlayınca aynı işlemleri kendisi de yaptı. Arabamda sayılan hataların hiçbirinin olmadığını söyledi. Eğer istersem ücretli bir oto ekspertiz noktasına gidip yasal geçerliliği olan bir ekspertiz raporu alabileceğimi söyledi. İçim biraz rahatlamıştı ama şeytan vesvese vermeye başlamıştı.

Bir taraftan telefonlarım çalmaya devam ediyordu. Yine pazarlıklar, saçma sapan teklifler ve olmadık taleplerin ardı arkası kesilmiyordu. Arayan birkaç kişi daha bana ekspertiz raporu sorunca bende ertesi gün işi gücü bırakıp bir ekspertiz noktasına gittim.

Ekspertiz

Ekspertiz yapan işyerlerine daha önce bir defa gitmiştim. İşleri çok büyütmüşler. Kaporta ve boya için ayrı, motor ve mekanik aksam gibi detaylar için ayrı, kontrol sonrası sorun yaşanması durumunda garanti vermek için ayrı fiyatlar veridi. Fiyatlar başlangıçta bana yüksek geldi ama düşününce adamların kontrolleri yasal olarak onları yükümlülük altına soktuğu gibi kontrol edip onay verdikleri kısımlarda problem yaşanması durumunda garanti veriyorlar.

En kapsamlı rapor için ödeme yapıp detaylı bir ekspertiz yaptırdım ve arabamda herhangi bir problem çıkmadı. Geçen kış arabanın motoruna kedi girmişti. Hortumlardan birine zarar vermişti ve hortumu bantlamıştım. Bu hortumun değişmesini önerdiler. Lastiklerin diş kalınlığı dahil aklımdaki tüm soru işaretlerini ortadan kaldırıp üzerine birde rapor verip şirket kaşelerini bastılar.

Hangi ekspertiz yalan söylüyor?

Bir tarafta gelin hemen arabanızı değerinde alalım, sorun yaşamadan verin gitsin diyen ekspertiz mi yoksa bana kaşeli imzalı detaylı rapor veren ekspertiz mi yalan söylüyor. Ortada bildiğim bir gerçek varsa o da internetten ulaştığım ve arabamı satın almak isteyen ekspertiz firmasının bana rapor vermediğidir. Eğer bana bir rapor vermiş olsaydılar iki raporu üst üste koyup birilerinden hesap sormak için elimden yapardım. Bunun adı dürüstlük yada iyi niyetli bir davranış değil.

Bundan sonra eğer bir daha ekspertiz hizmetine ihtiyacım olursa ne yapacağımı biliyorum. Bana yazılı rapor verip verdiği raporun sorumluluğunu alabilen yerler dışında kimseyi dikkate almayacağım. Arabamı satayım derken resmen sinir harbi yaşadım.

Araba Almaktan Vazgeçtim

Bu kadar sorunu bir arada yaşadıktan sonra arabamdan memnun olduğumu fark ettim ve arabamı satmaktan vaz geçtim. Ne bu problemli sistemle uğraşırım nede yeni araba alırım dedim ve arabamı değiştirmekten vaz geçtim. Göz göre göre bu kazığı yemek istemiyordum. Önce ilan verdiğim yerlerden ilanı kaldırdım. Telefonlarım sustu. Kafam nihayet rahatladı. Gecenin bir yarısı çalan telefonlar ve saçma sapan diyaloglar bitti.

İlanı kaldırdıktan sonra telefonum bir daha çaldı. Arabayı almak için daha önce konuştuğumuz ve randevulaştığımız ancak gelmeyen bir müşteri tekrar geleceğini söyledi. İlanı kaldırdığımı ve yarın gelmemesi durumunda arabayı satmaktan vaz geçtiğimi söyledim. Bana ertesi gün sabah geleceğini söyledi yarına kadar beklememi rica etti.

Araba Satıldı

Daha önce söz verip gelmeyen müşteri ertesi gün sabah geldi. Arabaya dışardan baktı ve ekspertize sokmak istediğini söyledi. Kendi elimdeki ekspertiz raporunu kendisine verip istediği yere gidebileceğimizi söyledim. Farklı bir ekspertiz firmasına gittik. Benim ödediğim gibi kendisi de verip ekspere soktu. Ben dışarda bekledim, arabamdan emindim. Ekspertiz işlemi bitti ve aynı raporu farklı bir firmadan daha almış olduk. Hem benim hemde alıcının içi son derece rahattı.

Telefonda yaptığımız pazarlıkta anlaşmıştık. Artık iş alım satıma gelmişti. Adam tekrar pazarlık yapmaya kalkınca ben satmıyorum dedim. Zaten satmaktan vazgeçmiştim. Yeni alacağım arabayı iptal etmek için bayiyi arayacaktım artık. Alıcı tamam dedi ve anlaştığımız parayı ödeyeceğini söyledi. Notere gidip alım satım işlemini yaptık ve işi bitirdi. Arabamı alan kişi piyasa fiyatının altında aldığını iyi biliyordu ve mutlu bir şekilde helalleşerek yanımdan ayrıldı.

Galerici Esnafını Takdir Ediyorum

Bu benim alacağım onbirinci arabam. Daha önce hiç acele araba satmak zorunda kalmamıştım. İtiraf etmem gerekirse bu olaydan önce galerici esnafını sadece parasından para kazanan insanlar olarak görüyordum ama bundan sonra onların benim gözümdeki değerleri daha da arttı. Adamlar araba alırken piyasanın altında alıyorlar ve bu onların en doğal hakkı çünkü bu işten para kazanıyorlar. Piyasa değerinin altında alıp piyasa değerinde satmak zorundalar çünkü biraz üzerine çıkarsalar satamazlar. Benim takdir ettiğimse bu tip taleplere karşı sabırla işlerine devam etmeleri. Benim bir defa uğraşmaya sabredemediğim insan davranışlarını adamlar meslek olarak yapıyor ve üzerine ciddi para bağlıyorlar. Benim bir tane arabam var ve yeri geldiğinde satmaktan vazgeçebiliyorum ama galerici esnafı bunu yapamaz.

Evliya sabrı olsa gerek diye düşünüyorum, galerici esnafının işi gerçekten çok zor. Birde üzerine kaçak göçek araba alım satımı yapanlarla rekabet etmek zorundalar. Adamlar kira veriyor, eleman çalıştırıyor, vergi ödüyor, birde işlerinin cilvesi olan bu davranışlara maruz kalıyor. Allah yardımcıları olsun.

Yeni Arabamı Aldım

Eski arabamı sattıktan sonra bayiye ödemenin tamamını yaptım arabamın teslim günün beklemeye başladım. Ödemeyi yaptıktan bir hafta sonra arabamın hazır olduğunu söylediler. Arabayı teslim almak için bayiye gittim. Satış temsilcisine başımdan geçenleri anlattım ve ikinci el yetkilisinin bana verdiği fiyatın üzerinde sattığımı söyledim. Burada benim için üzücü olan yalan söylenmesiydi. Eski arabamın fiyatı ve kendilerinin teklif ettikleri fiyatın doğru fiyat olduğu yalandı. Araba fiyatlarını en iyi bu insanlar biliyor çünkü. Bana en baştan, bizim fiyat politikamız bu dışarda kendiniz daha yüksek fiyata satabilirsiniz ancak biz kendi kurallarımız gereği bu fiyata alabiliriz diye bilgi verseydiler dürüst bir yaklaşım olurdu.

Bir işletme fiyat politikasını kendisi belirler, ücretleri ürünlerine ve hizmetlerine yansıtırlar. Bunu müşterisine dürüstçe ifade ederseler, müşteriler bu durumu ister kabul eder ister etmez ama onların dürüstlüğünden şüphe etmez. Uluslar arası bir otomobil markasını temsil etme bilinci bu değildir.

Önerilerim

Araba almak istiyorsanız acele etmeyin. Bütçenizi ayarlayın ve sonrasında araba alın. Arabanızı değiştirecekseniz öncelikle mevcut arabanızı satın daha sonra yeni araba alın. Araba almak ve satmak arasında geçen sürede arabasız kalırım diye endişelenmeyin ve arabasız kaldım diye acele etmeyin. Sıfır araba alırken pazarlık yapabilirsiniz, ikinci el araba alırken de pazarlık yapabilirsiniz ama yarı fiyatını teklif etmeyin. Araba alırken muhakkak ekspertiz raporu alın. Hem sizin içiniz rahat olsun hemde karşı tarafın. Tutamayacağınız sözleri vermeyin.   

Bu önerileri neden veriyorum biliyor musunuz? Çünkü bu deneyim bana kültürümüzün ne kadar yozlaştığını bir kere daha gösterdi. Öfkemiz, kibrimiz, hırsımız öyle bir boyuta gelmiş ki dağları aşıyor. Araba almak kolay değil, herkes dürüst değil ama herkeste dolandırıcı değil. Dolandırılma korkusu insanları ne hale getirmiş inanamadım. Geçmişte toplumsal öfke isimli bir yazı yazmıştım. İnsanların hiçbir şeye hatta kendilerine bile tahammülü kalmamış.

Araba Almak Kolay Değil

Araba almak kolay değil ama bundan otuz yıl önce daha zordu, her geçen gün biraz daha kolaylaştı ve otuz yıl öncesine göre inanın çok çok daha kolay çünkü araba sayısı arttı. Araba üretimi her geçen gün biraz daha artıyor ve üretilen arabalar birilerine satılacak. Sıfır araba sayısına paralel olarak ikinci el araba sayıda artıyor. Bir ürün piyasada ne kadar çoksa o kadar fiyatı düşer ve erişmek kolaylaşır. Eskiden şahin, doğan gibi bir araba için lüks bir ev parası veriyorduk. Arabayı alınca iki yıl binip iki katına satıyorduk ama artık dinamikler değişti.

Araba almak artık çok kolay gibi bir düşüncem kesinlikle yok, para çok zor kazanılıyor ve araba hem ihtiyaç hem de bir yatırım olarak görülüyor. Durum böyle olunca insanların en iyi yatırımı yapmak istemelerinden daha doğal bir şey olamaz. Yatırıma sahip çıkmak ve gelecekte üzerine koyarak arttırmak herkesin hedefidir. Bu hedefe doğru giderken değerlerinizden ödün vermek zorunda değilsiniz. Araba almak isteyen herkesin, istediği arabayı almasını temenni ediyorum. Sonraki yazılarımda görüşmek üzere.

Bloglarımda paylaştığım güncel içerikleri instagram sayfam üzerinden de takip edebilirsiniz. Yeni kurduğumuz facebook grubumuza katılarak bizlerle fikir alış verişinde bulunabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Evde Viski Yapımı

Similar Posts

  • Doğa Sporları

    Doğa sporları, doğanın güzellikleri içinde yapılan fiziksel aktiviteleri kapsar. Bu sporlar, sadece bedensel sağlığı değil, aynı zamanda ruhsal ve zihinsel sağlığı da destekler. Doğayla iç içe olmak, insanın kendini yenilemesine yardımcı olur. Hayatın koşuşturmacasında kaybolmuş gibi hissediyorsanız, doğa sporları tam size göre olabilir. Bu yazımda, doğa sporlarının çeşitleri, faydaları ve popüler etkinlikler hakkında bilgi vermeye…

  • Güncel Rakı Fiyatları 2022

    Güncel rakı fiyatları 2022 aşağıda yer alıyor. 2022 de rakı fiyatları ne kadar oldu diye merak edenlerin merakını gidermiş olalım. Bloglarımda paylaştığım güncel tarifleri instagram sayfam üzerinden de takip edebilirsiniz. Bu fiyatlardan sonra herkes evde yapmaya başlar diye düşünüyorum. Eğer evde rakı nasıl yapılır diye sorarsanız, Evde Rakı Yapımı isimli yazımı okumanızı öneriyorum. Son günlerde…

  • Yemek Yarışmaları – Son Dönemin En Çok İzlenen Programları

    Yemek yarışmaları, izlenme oranlarını arttırmak uğruna ülkemizdeki insanların düşük seviyede iletişime geçtiği televizyon programlarıdır. Bu programları tarafsız bir gözle bakıp bu tanıma kaç kişi karşı çıkabilir? Evde eşimin severek izlediği birden fazla yemek yarışması var. Aynı evin içindeyken izlememek mümkün değil. Yemek yarışmalarında olay öyle bir boyuta taşınmış ki izlerken ben utanıyorum. Söz konusu olan…

  • Güncel Cin Fiyatları 2022

    Güncel Cin Fiyatları 2022 nin ilk haftasında ÖTV artışıyla birlikte yükseldi. Fiyat geçişini ilk olarak MEY grubu yaptı. Güncel fiyat listesini aşağıda bulabilirsiniz. Diğer firmaların güncel fiyatlarına ulaştıkça bu yazının altında güncelleme olarak paylaşacağım. Cin Çeşitleri konusunda, diğer blogum https://www.keyifleryerinde.online/ üzerinden de bilgi edinebilirsiniz. Bloglarımda paylaştığım güncel tarifleri instagram sayfam üzerinden de takip edebilirsiniz. Ayrıca…

  • Brendi

    Brendi, genellikle üzüm ya da diğer meyvelerin damıtılmasıyla elde edilen güçlü bir alkollü içkidir. Bu içki, yıllar içinde farklı kültürlerde farklı isimlerle anılmış olsa da temelde aynı üretim sürecinden geçer. İçeriğinde %40 ila %60 arasında alkol bulundurur ve genellikle damıtma işleminden sonra meşe fıçılarda dinlendirilir. İsterseniz evde kendi brendinizi yapabilirsiniz. Bu konu hakkında detaylı bilgi…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir